1. Anlamı (eş anlamlısı): İstiklal Marşı'nda geçen , "Batı'nın ufukları" anlamına gelen söz.
1. Batı ülkeleri halkı, Avrupalılar. 2. teşmil. Batıya özenen, batı taraftarı olan kimseler.
Garp kelimesi pek çok insanın kulağına aşina olmuştur. Özellikle İstiklal Marşı 'nda yer alan ' garbın afakı' kelime grubu üzerinden bilinir. Burada garp kelimesi 'batı' anlamı taşırken afak kelimesi ise 'ufuk' şeklinde tabir edilmektedir.
İstiklal marşındaki ”benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var” cümlesinde ” serhad ” sözcüğünün anlamı nedir. Serhad kelimesinin sözlük anlamı “sınır boyu” demektir . Burada ise Batıya karşı iman dolu bir yüreğin hazır hazır ve güçlü olduğu anlatılmıştır.
Emel kelimesi Kur'ân-ı Kerîm'de biri "insanı oyalayan, âhiretini unutturan dünyevî arzu ve tutkular" (el-Hicr 15/3), diğeri de mutlak olarak "arzu edip ümit bağlama" (el-Kehf 18/46) anlamına gelecek şekilde iki âyette geçmektedir.
“Mahrem” olmayan kimselere ise “ namahrem ” denir. Bunlar, kendisi ile evlenme yasağı bulunmayan kişilerdir. Bu sözcüğün Türkçede ayrıca “yabancı, el” anlamı da vardır. Sözgelimi, İstiklal Marşı'ndaki “Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli ” dizesi bu anlamdadır.
Başlıktaki söz “Türk milliyetçiliğinin babası” olarak bilinen sosyolog, yazar ve siyasetçi Ziya Gökalp'e ait. (1876-1924). Genç okurlar için hatırlatalım, “ Garp medeniyeti ” “Batı uygarlığı” anlamına geliyor.
" Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın " ifadesi de yine cephede savaşan Türk askerine söylenmiştir. Batılı devletlerin bu utanmaz akınlarına, saldırmalarına karşı icabında gövdeni siper ederek, canını ver ama bu saldırıyı durdur denmektedir. (Haya utanma, sıkılma duygusu demektir .
hayâsız . sf. Utanması olmayan, sıkılmayan: “Rezil!
Serhat ismi hem Arapça hem de Farsça kökenden gelen özel ifadesi bulunan bir isimdir. Bu doğrultuda Türkçe olarak bakıldığı zaman karşılığı, 'Sınır boyu' şeklinde anlatılmaktadır. Diğer bir anlamı ile hudut şeklinde de bilindiğini dile getirmek gerekir.
1. Bir dîne inananların ibâdet etmelerine mahsus yer, tapınak, ibâdethâne: Rûhumun senden ilâhî şudur ancak emeli / Değmesin mâbedimin göğsüne nâmahrem eli (Mehmet Âkif). ... (İsim tamlamasının ikinci öğesi olarak) Büyük bir sevgi ve saygı ile bağlanılan yer: “Sanat mâbedi.” “Güzellik mâbedi.”
ŞEHADET : Tanıklık, şahitlik. EBEDİ: Sonsuz, ölümsüz, bengi. VECT: Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme. Coşkulu istek.
afak / âfâk / آفاق / اٰفَاقْ Ufuklar. Yerle göğün birleştiği gibi görünen uzak dâire. Etraf. Cihetler.
1) kendini veya bir şeyi korumak amacıyla bir başka şeyi siper olarak kullanmak: “Tuğla harmanındaki ameleler durup ellerini gözlerine siper ederek etrafı aradılar.” -S. F. Abasıyanık. 2) bir şey veya bir kimse için kendini tehlikeye atmak: “ Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın” -M. A. Ersoy.
SON YAZILAR
Fizik ışık şiddeti nedir?
Instagram para kazanma nasıl aktif edilir?
Ocean's 8 seri mi?
Garbın afakı ne demek sözlük anlamı?
Kurtlar Vadisi Pusu toplam kaç bölüm oynadı?
Kuru fasulye gluten var mı?
Heşt Behişt türü nedir?
Fetö nün kaç tane okulu var?
Kokoreç içinde ne var?
Müşteri hizmet numarası nasıl öğrenilir?