Örneğin “sarma” kelimesi, eğer “Ablam çok güzel sarma yapar.” cümlesindeki gibi bir yemeğin adı olacak şekilde kullanılırsa bu kelime artık “kalıplaşmış ad” olarak kabul edilir.
İsim - fiiller fiil kök veya gövdelerine getirilen “-ma, -ış, -mak” ekleriyle oluşturulur. ... Bu üç ek, fiillerin cümlede isim olarak kullanmalarını sağlar. Örneğin, “bak-” fiil köküne gelen “-ış” eki bu kelimeyi “ bakış ” ismine dönüştürür.
"dokuma", " görüş ", "dondurma", "sarma" gibi bazı sözcükler fiil kökenli olmakla birlikte kalıcı olarak isme dönüşmüşlerdir. Ancak cümlede fiil anlamlarını yitirmeden kullanılırlarsa mastar görevindedirler.
Eylem anlamı taşıyan, ancak kişi ve kip çekimleri olmayan, cümlede ad , sıfat ya da zarf olarak görev yapan sözcüklerdir.
Fiil köklü kelimelerin yine fiil üzerinden ek alarak başka bir anlam elde etmesine kalıcı isim denmektedir. Bu eklere genel olarak isim fiil ya da sıfat fiil adı verilir. Böylece sonuç olarak fiil (eylem) bir dönüşüm yaşar ve kalıcı isim ortaya çıkar.
" Döner kebap " kelime grubunun kısaca " döner " diye kalıcı bir isim hâlini alması, kullanılış özelliğinden doğan bir tasarruftur. Buna ba- kıp geniş zaman ekini yapım eki gibi düşünüp kullanmak, Türkçeye yapılacak sun'i bir müdahale olur. Dil, canlı bir varlık olarak sürekli bir gelişim ve değişim içeresindedir.
Nahivciler, kelimeyi delaleti yönüyle üç kısma ayırmışlardır: -- İsim : Tek başına bir manası olan ve üç zamandan herhangi birisiyle bağlantılı olmayan kelimedir. Fiil : Tek başına bir anlamı olan ve üç zamandan herhangi birisiyle bağlantılı olan kelimedir.
Birinci cümlede “ gitme ” sözcüğü, adeylem ekini alarak eylemsi olmuştur, ikinci cümlede, “ gitme ” sözcüğü, emir kipinin 2. tekil kişisi ile çekimlenmiş, olumsuzluk ekini (-me) almış bir eylemdir. Not: Bazı eylemler, adeylem eklerini alıp kalıplaşarak bir varlığa ad olur. Bu sözcükler artık eylemsi değildir.
" Çalışmak " sözcüğü isim -fiildir yani [ fiil soylu]dur, ancak cümlede fiil yoktur.)
İsimler , varlıkları ve kavramları karşılayan kelimelerdir. Fiiller ise iş, oluş, hareket bildiren kelimelerdir. Yani isimlerde canlı veya cansız bir nesneyi, varlığı, eşyayı veya kavramı karşılama söz konusuyken; fiillerde bir hareket, devinim, iş, gerçekleşen bir olay söz konusudur.
Ortaç anlamı nedir ? (Derleme. , sıfat-fiil) Tümleç alabilen, ad ve sıfat gibi kullanılan eylemsi: Hiç tanıdığım (tanı-dığ-ım) kalmadı tanıdık (tanı-dık) insan, susamış (susa-mış) çocuk, susayan (susa-y-an) işçi, adı batası (bat-ası) odam, akar (ak-ar) su, dinmez (din-mez) ağrı, akacak (ak-acak) kan vb.
Fiilimsi ya da eylemsi ; fiillerden türemelerine karşın fiilin bütün özelliklerini göstermeyen; cümle içerisinde isim soylu sözcükler gibi kullanılan fiil soylu kelimelerdir. Türkçede fiilimsiler, fiillere yapım ekleri ekleyerek oluşturulur.
Fiilimsiler , fiillere isim yapma ekleri getirilerek türetilen sözcüklerdir. Fiilden türetilen bu sözcükler cümlede; isim, sıfat ya da zarf olmak gibi çeşitli görevler üstlenebilirler. Fiilimsiler ; tıpkı fiiller gibi olumsuzluk belirtebilirler, ancak bir fiilin çekimlendiği gibi çekimlenemezler.
ÖZET: Sıfat-fiil ekleri hem kalıcı isim yapmakta hem de isme gelebilen iyelik ve hal eklerinden dolayı fiilden isim yapmaktadır. ... Çünkü ' tükenmez kalem ' ifadesindeki –mez nasıl ki sıfat-fiil oluyorsa çok doğal olarak 'dolma kalem ' ifadesindeki -ma eki de sıfat-fiil ekidir.
Yüklemi isimden meydana gelmiş olan cümleler isim cümlesi olarak adlandırılmaktadır. ... Bir cümledeki eylem -mak ya da -mek eki almıyorsa o zaman cümle isim cümlesidir. İsim cümlelerin yüklemi isim soylu olarak ifade edilir. Bu isim soylu yüklemler ek fiil almaktadır.
Her zaman söylenen şu kuralı da hatırlatarak konu anlatımına başlıyoruz: Fiilimsiler de çekimli fiiller de fiil kök ve gövdelerine aldıkları eklerle oluşur. Fakat fiilimsiler cümlelerde isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılırken; çekimli fiiller cümlede yine fiil olarak (yüklem) görev alırlar.
Arapçada iki çeşit cümle vardır. Bunlar: Fiil cümlesi ve isim cümlesidir.
Adlaşmış sıfat - fiil kavramını tanımlayacak olursak, “ sıfat - fiil eklerinden birini alan fiil kök veya gövdelerinin, kendisinden sonra gelen isimleri yutarak onların yerini tutması” diyebiliriz. Yani sıfat - fiillerin , kendisinden sonraki ismi içine almasıdır. Adlaşmış sıfat - fiiller , adlaşmış sıfatların bir türüdür.
SON YAZILAR
Izmir istinye park ne zaman açilacak?
Herbalife protein tozu ne işe yarar?
Hukuk dilinde derkenar ne demek?
Makine mühendisi ne kadar maaş alıyor?
Haydar ı Kerrar kimdir?
Google mail grubu nasıl oluşturulur?
GSMobile faturasız ne kadar?
Ingilizce DW ne demek?
Kütahya'nın kodu kac?
ITÜ SUNY Programı Nedir?