Fıstıkçı Şahap sözlerindeki ünlüler atıldıktan sonra geriye kalanlar (ç, f, h, k, p, s, ş, t) Türkçedeki sert ünsüzlerdir. " Fıstıkçı Şahap "taki ünsüzlerden biriyle biten sözcüklere, bu ünsüzlerle başlayan ekler gelebilir. Örnekler : Çok üret-ken.
Buna ünsüz türemesi denir. hiss>his>hissetmek, hissi. zann>zan>zannetmek, zannı redd>ret>reddetmek, reddi. şıkk>şık>şıkkı, zemm>zem>zemmetmek, hall>hal>halli, halletmek… afv>af>affetmek, affı
Ünsüzle biten kelimelerden sonra ünlü ile başlayan bir kelime geliyorsa, burada ulama vardır denilir. Örneğin, “Şu yüce dağların karı eridi, sel oldu gidelim bizim ellere.” cümlesinde ünsüzle biten kelimelerden sonra ünlü ile başlayan sadece iki kelime var.
Sözcüğün aslında olmadığı halde sözcüğe ek getirildiğinde ya da sözcüğün başka bir sözcükle birleşmesi sonucunda bir sesin ortaya çıkmasına ünsüz türemesi denir. Ünsüz türemesi çoğu zaman Arapça sözcüklerde görülür.
Ünsüz türemesi , Türkçedeki Arapça kökenli sözcüklerin ünlü harfle başlayan ek aldıklarında veya başka bir sözcükle birleşmesi sonucunda, sözcüğün sonundaki ünsüz harfin tekrarlanmasıyla oluşan ses olayıdır.
Evet, "hazzını" kelimesinde ünsüz türemesi vardır. Açıklama: Merhaba, "hazzını" kelimesinin kökü, "haz" kelimesidir.
Eş zamanlı dilbilgisinde gördüğümüz kaynaştırma (koruma) ünsüzleri de bir çeşit ünsüz türemesi olmasına rağmen aşağıda ayrı bir başlık altında verilmiştir. Bunun sebebi kaynaştırma ünsüzlerinin farklı bir nedenle ortaya çıkmaları ve dilimizde özel bir yere sahip olmalarıdır.
Türeme k işi. 2. db. Aynı kökten çıkma, iştikak. 3. Evlilik dışı doğan çocuk, piç.
Türemek işi. 2. db. Aynı kökten çıkma, iştikak. Evlilik dışı doğan çocuk, piç.
Ünlü türemesiKüçültme eki alan ya da pekiştirilen bazı sözcüklerde ortaya fazladan bir ünlü çıkar. Buna ünlü türemesi denir. ÖRNEK: az-cık/azıcık - dar-cık/dar-a-cık, sap-sağlam/sap-a-sağlam, güp-gündüz/güp-e-gündüz. Bazan iki sesin türediği de olur.
Ses türemesi çeşitleri, örnekleri . Ünlü, Ünsüz Türemesi . “-cık, -cik” eki alan bazı sözcüklerde ek ile sözcüğün arasın da “a, e, ı, i” ünlülerinin türediği görülür.
Türkçede “a – e” geniş ünlüleri ile biten fillere “-yor” eki getirildiğinde, fiilin sonundaki geniş ünlüler daralarak “ı – i – u – ü” dar ünlülerine dönüşür. Bu kurala ünlü daralması denir.
'' Anlamıyorum '' sözcüğünde ünlü daralması vardır . Sözcük anlamayor şeklinde iken aradaki -a harfi daralarak -ı harfine dönüşüp '' Anlamıyorum '' şeklini almıştır. Bu sözcükte -a harfi daralan harftir.
Ünlü daralması olmuştur. Kelimenin kökü yap- Fiil köküdür.
Son sesi a veya e olan fiil kök ve gövdelerine, şimdiki zaman eki (-yor) getirildiğinde kelime sonundaki sesli daralır. Bunun sebebi “y”nin daraltıcı etkisidir: söyle-yor>söyl(ü)yor. anla-yor>anl(ı)yor.
Son sesi (a) ya da (e) ile biten fiil kök kelimeler için, şimdiki zaman (yor) eki getirildiğinde yaşanan daralmaya ünlü daralması denmektedir. Buradaki temel sebebi ise (y) harfinin daraltıcı etkisidir. O yüzden fiil kök kelimeye şimdiki zaman eki geldiğinde daralma yaşanır.
Ünlü daralması , Türkçedeki ses olaylarından biridir. a veya e ünlüleriyle biten bir fiile -yor eki getirildiğinde, fiilin son hecesindeki ünlü , ı, i, u, veya ü ünlülerinden birine dönüşür: sakla + yor > saklıyor.
Örneğin Şahıs Zamirlerinden biri olan ''Ben'' kelimesine yönelme eki getirildiğinde ''Ben - e değil'' Bana şeklinde yazılır ve bu şekilde telaffuz edilir. Aynı şekilde ''Sen'' zamiri de ''Sana'' biçiminde yazılır. ''E'' harfinin ''A''ya dönüşmesi ünlü değişimine örnek olarak gösterilebilir.
Ses değişmesi, dildeki konuşma seslerinden birinin diğerinin yerine geçmesi ya da türemesi ve düşmesi olarak tanımlanabilir. Dil bilimciler, dillerin çoğunlukla benzer ses değişimlerine uğradığını göstererek konuyla ilgili evrensel kurallar ortaya koymaya çalışmaktadır.
Türkçede sadece “sen, ben” şahıs adıllarına ismin yönelme hali eki “-a, -e” getirildiğinde, sözcük kökündeki “e” ince ünlüsü “a” kalın ünlüsüne dönüşür. Bu ses olayına ünlü değişmesi denir.
Ünsüz yumuşaması veya ünsüz değişimi , Türkçedeki bir ses olayıdır. Süreksiz sert ünsüzlerle biten sözcüklerin, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında, sözcüklerin sonundaki ç, k, p, t ünsüzlerinin yumuşayarak - sırasıyla- c, g/ğ, b ve d'ye dönüşmesidir.